• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/Rumeli-Balkan-Dernekleri-Federasyonu-957187054375801/
  • https://twitter.com/rumelibalkanfed

                      

Süheyl ÇOBANOĞLU
suheylc@yahoo.com
YEDİRMEM
26/10/2013

MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la ilgili olarak önce ABD, sonra İsrail gazetelerinde çıkan yazılar nedeniyle birkaç haftadır bir tartışma sürüyor. Başbakan Erdoğan da iddiaların asıl hedefinin hükümet ve kendisi olduğu yönündeki iddialara, “Ağzı olan konuşuyor. Biz siyasi mücadeledeki arkadaşlarınızı kimseye yedirmeyiz ve sonuna kadar sahip çıkarız”  demiş. Konuyu özeteleyecek olursak;

Amerikan The Wall Street Journal gazetesinde, Hakan Fidan üzerinden Türkiye’nin Suriye politikası ve Amerika ile Suriye’deki El Kaide uzantısı direnişçilere yapılan yardımla ilgili yaşadığı anlaşmazlıkla haber yapılmış. Yazıda Fidan’ın Amerika ve İsrail’in İran’la ilgili bir istihbaratını  İran’la  paylaştığı belirtilmiş. CİA ise bu paylaşımın “Güven oluşturmak için yapılmış olabileceğini” değerlendirmiş.

Bu haberi, Amerikan The Washington Post’ta istihbarat konularındaki yazılarıyla bilinen David İGNATİUS’un yazısı izlemişti. Bu yazıda da “ABD ve İsrail’in istihbaratını MİT İran’a verince İsrail adına çalışan 10 İranlı’nın yakalandığı” suçlaması yapılmış.

İgnatius yazısında, İsrail´in Mavi Marmara olayıyla ilgili uzun zaman özür dilememekteki inadının arkasında da söz konusu olayın olabileceğini öne sürdü. Üst düzey İsraillilere göre, özre rağmen Erdoğan´la gerginlik sürüyor. MİT Müsteşarı Hakan Fidan da Tahran´la yakın ilişkileri nedeniyle İsrail´deki istihbarat kurumları tarafından şüpheli görülüyor. Hatta yıllar önce İsrailli istihbaratçılar CIA´deki mevkidaşlarına Fidan için, "MOIS (İran İstihbarat ve Güvenlik Bakanlığı) Ankara istasyon şefi" yakıştırmasını yapmışlardı. Hatta 2010 yılında İsrail’in savunma Bakanı Ehud BARAK, “MİT’te MOSSAD’ın sırları var, hakan Fidan onları İran’a verebilir” demişti.

Bu gelişmelerden sonra İsrail’in Jewish Press gazetesinde Yori Yanover’in "Turkey Exposed 10 Israeli Agents in Iran" başlıklı yazısında ise " Fidan´ın açık bir şekilde İran ajanı olduğunu dile getirirken İsrail istihbaratının da ABD´li meslektaşlarına verdiği raporda Fidan´dan "İran istihbaratının Ankara şubesi başkanı" diye bahsettiklerini iddia etti. Hakan Fidan bir sabah arabasında özel bir sürprizi hakediyor" diyerek resmen tehdit etmesi üzerine İsrail hükümeti Dışişleri sözcüsü Yigal Palmor vasıtasıyla çıkan yazıların kaynağının İsrail olmadığını söylemiş ve “Türkiye ile ilişkilerimizi düzeltmeye çalışırken niye yapalım” demiş. Buna rağmen iki ülke arasında bir sıkıntının varlığı herkesçe malum.

Bu gelişmeler karşısında Türkiye’de Başbakan yardımcısından, Bakanlara, Başbakana, Muhalefet  Partilerine ve hatta Cumhurbaşkanına kadar herkes müsteşara sahiplendi. Ulusal basında bir çok köşe yazarı konuyu kendi penceresinden yorumladı ve günlerdir gündemin önemli bir maddesi haline geldi.

Olay Fidan üzerinden Hükümete verilmek istenen mesajdır bence. Uluslararası ilişkilerde normalde böyle medya üzerinden kamu görevlisi hedef alınarak kolay kolay bir tartışma yapılası arzu edilmez.

Türkiye’nin geçmişte BM’de Brezilya ile beraber ABD’ye rağmen İran’a yaptırım aleyhinde oy kullandığı, Suriye konusunda, Irak konusunda, Mısır’da yaşanan son gelişmelerde ABD ile ters düştüğü düşünülürse küresel güçlerin Ortadoğu politikalarından yavaş yavaş by-pass edildiği sonucunu çıkarmak mümkündür.

Bu durumda hükümetin “komşularla sıfır sorun” teziyle çıktığı fakat evdeki hesap tutmayınca kendilerince şimdilerde “değerli yalnızlık” olarak adlandırdıkları politikalarını gözden geçirmelerinde fayda görürüm. Uluslararası ilişkiler ben yaptım oldu zihniyetini pek kaldırmaz. İmparatorluğu 700 yıllık geçmişinden alınan dersler ve tüm olumsuz şartlara rağmen kurulan bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin 90 yıllık geçmişinde yaşanan deneyimleri göz önünde bulundurmak zorundasınız. Menfaatlerin her şeyin önünde olduğu, bir günde her türlü değerin alınıp satılabildiği, kimin elinin kimin cebinde olduğunun bilinmediği Ortadoğu bataklığında sürdülebilir bir polika için çok ama çok ölçülü ve dikkatli olmak gerekir. Düne kadar birbirlerini şeytanlıkla suçlayan İran ve ABD ilişkilerinden, Suriye’de değişen ABD politikalarına, Irak’ta dün bizim tezlerimizin tam karşısında yer alanların şimdi bizim geçmişteki tezlerimizi savunduklarına, Mısır’da olan bitene, Seçim-sandık-demokrasi vs diyenlerin, demokrasi getireceğiz diye Irak’ı Libya’yı bombalayanların Suudi Arabistan, Katar vs. gibi ülkelerde nedense demokrasi kelimesini bir türlü hatırlamadıklarına dikkatinizi çekerim.

Soğukkanlılıkla gelişmeleri takip ediyoruz, bakalım altından ne çıkacak.2014 seçimlerine kadar gidecek bir zemin oluşturma çabalarını göz ardı etmemekte yarar var. Bu vesileyle CUMHURİYETİMİZİN 90.ncı yılını kutluyor, başta Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere kurucularını saygıyla anıyorum.

Süheyl ÇOBANOĞLU

RUBASAM Bşk.V.

www.rubasam.com



957 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KADIN OLMAK ZOR - 08/03/2016
KADIN OLMAK ZOR
Al Sana Soykırım - 01/03/2016
Al Sana Soykırım
6-7 Eylül'ü biliriz de 29 OCAK'ı Neden Bilmeyiz - 29/01/2016
6-7 Eylül'ü biliriz de 29 OCAK'ı Neden Bilmeyiz
KOPMAYACAĞIZ - 26/01/2016
KOPMAYACAĞIZ
İSLAMI KUŞATAN FİTNE - 14/01/2016
İSLAMI KUŞATAN FİTNE
DERDİNİZ NE ??? - 24/09/2015
DERDİNİZ NE ???
HANİ KARDEŞTİK !!! - 14/09/2015
HANİ KARDEŞTİK !!!
MEDENİYET DEDİĞİN... - 14/09/2015
MEDENİYET DEDİĞİN...
TOK, AÇIN HALİNDEN ANLAMAZMIŞ - 30/08/2015
TOK, AÇIN HALİNDEN ANLAMAZMIŞ
 Devamı