• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/Rumeli-Balkan-Dernekleri-Federasyonu-957187054375801/
  • https://twitter.com/rumelibalkanfed

                      

Süheyl ÇOBANOĞLU
suheylc@yahoo.com
CAMBAZA BAK….
19/07/2013
Darbelere yasal  zemin oluşturduğu iddiasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu 35. maddesindeki “Türkiye Cumhuriyetini Koruma ve Kollama” görevi, kanunla iptal edilince, asker kışlasına çekildi. Gözümüz aydın, “Türkiye Cumhuriyetinin bölünmez bütünlüğünün garantisi olan TSK. namlı kuruluş, bundan sonra, düne kadar bebeklerin, Mehmetçiklerimizin, polisimizin yaşlı, genç, kadın,erkek ayrımı gözetmeksizin sivillerin ve hatta bebeklerin katili olan, fakir-fukara(!), mazlum ve mağdur(!), zavallı ve masum(!), pek temiz ve pek ahlaklı(!) pkk.lı teröristlere karışmıyacakmış!!! Oh maaşallah, başımız göğe erecek, darbeler olmayacak ve Türkiye uçacak inşaallah…

Biz darbe karşıtlığı teranesiyle TSK’nın elini kolunu bağlar ve olmayacak bir darbenin tartışmalarıyla oyalanırken, yani cambaza bakarken olan oluyor ve maalesef Türkiyemiz çözülme sürecine giriyor…Daha büyük bir tehdit haline gelen terör örgütü, silahlı militanlarıyla savunma ve asayiş timleri oluşturup şehirlerde tören geçişleriyle yol kontrolü ve açılışlar yapıyor, mahkemelerini kurup, vergi topluyor, pkk şehitlikleri oluşturuyor. Çekildi denilen bölgede örgüte 2.000 yeni militan katılıyor!!! Acaba PKK’nın Güneydoğu’da dokunulmazlığı var da bizim haberimizmi yok! Silahlı kuvvetlere terörle mücadele konusunda sadece valinin talimatıyla hareket edeceği söylendikten sonra, asker de terörle mücadelesini bırakmış ve meydan PKK’ya kalmış gibi. Devlet, Güneydoğu Anadolu bölgesinde adeta şeklen varlığını sürdürüyor.

Gülay Göktürk Bugün gazetesindeki yazısında “Mısır´da yaşanan darbeyle birlikte Türkiye´nin bölgede yalnızlaşması, Erbil´deki iktidara karşı duyulan hoşnutsuzluğu da kullanarak Irak Kürdistan´ında Erbil yönetimine alternatif olma şansı, özellikle de Suriye´de ortaya çıkan özerk bölge kurma ihtimali’nin yarattığı uluslararası konjonktürün, PKK´nın bir kanadının, daha sürecin ilk günlerinden beri, silah bırakmanın hiç de zamanı olmadığını düşündüğünü ve bu kararı içine sindiremediğini biliyoruz. Ortadoğu´daki yeni durumun kendisine yeni fırsat kapıları açabileceğini düşünen PKK, Türkiye´ye yönelik siyasi hedeflerini de büyütebileceği hayaline kapılmış gibi. Bu yüzden de hükümetin adım atmaması bahanesini öne sürerek güçlerini diri tutmaya ve Suriye´de karşısına çıkabilecek imkanlara göre durumu tekrar değerlendirme opsiyonunu açık tutmaya çalışıyor.” şeklinde değerlendirmiş. Adem Yavuz Aslan ise, bir yetkilinin "Bu süreçte ciddi mesafe alındı. Siz şu anda birinci, ikinci basamakları görüyorsunuz. Oysa devlet ve İmralı dördüncü, beşinci basamakta" dediğini belirterek bizim filmi geriden izlediğimizi yazmış.

“Devletkarakol inşaatlarını durdursun, korucuları dağıtsın, şehirlerdeki serhildan yapılanması olan KCK’ları tanısın”, “Süreç ilerlerse Kürtler´in asayişleri de, polisleri de, savunma kuvvetleri de olacak", "Türkler´in polisi, ordusu varsa, bizim de olacak", "Elbette katılımlar olacaktır, biz katılanları eğitiyoruz", "Gerilla Kürt halkının varlığının teminatıdır. Gerilla giderse o zaman hiçbir şey kalmaz" cümlelerini kullanan örgüt yöneticilerinin niyetlerinin samimiyetinden söz edilebilirmi?  Öte yandan örgütün, terör kapasitesini geliştirmesi, şehirlerde kitlesel ayaklanma hazırlıklarının devam etmesi için çalışılıyor.  

Oslo müzakerelerinde teröristlere, “sizleri rahatsız eden vali, kaymakam, jandarma varsa söyleyin görevden alalım” denilerek taviz verildiği basına yansımıştı. Uyuşturucu üretim ve ticaretini elinde tutan terör örgütüne ait hint keneviri tarlalarının Jandarma tarafından yakılmasına tepki gösteren terörist yandaşları karakollara saldırmakta, örgüt ve meclisteki uzantıları bölgedeki karakollar kapatılsın diye çığırtkanlık yapmaktadır. Bu çerçevede 298 karakolun kapatıldığından bahsedilmektedir hatta Sn.Prof.Dr.Ümit ÖZDAĞ’ın yazdığına göre kırsal kesimin güvenliğini sağlamak üzere ilçe, belde, köy ve sınırlarda mevcut olan 2.000 karakolun Jandarmanın küçültülmesi kapsamında %75’inin kapatılacağı belirtiliyor.Böylece Ordusunu kışlasına çekip, Jandarmasının karakollarını kapatarak bölgedeki otoritesini ve kontrolünü büyük ölçüde kaybeden Türkiye Cumhuriyetinin, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki egemenlik hakları terör örgütünün insafına terk ediliyor. Devletin varlığının tartışılır hale gelmesi çok vahim.

Altı aydır şehit haberleri gelmiyor iddiasının arkasına saklanarak çatışmasız geçen süreçte dahi komutanları taşıyan helikoptere ateş açılması, karakollara saldırı, adam kaçırma vs.gibi 300’den fazla eylemin olduğunu biliyormusunuz!!!

Teröristbaşı Apo’yu “barış havarisi” yapıp, analar ağlamasın, akan kan dursun diyerek hayata geçirilen “çözüm sürecinde” farkına varmadan çözüldüğümüzü söylersek herhalde abartmış olmayız. “Barış süreciyle” kimsenin kimseyle barışmadığı aksine duygusal kopuşu hızlandırarak bölünmenin önünü açtığını görmek gerekir. Resmen ilan edilmese de fiilen bir özerkliğin tesis edilmeye çalışıldığı bu süreçte gelinen noktayı kazanılmış zafer olarak gösteren pkk terör örgütü, bölgede kendi hakimiyetini kurmaya çalışırken buna müdahale edilmediği takdirde bölünmeye kadar giden yol açılacağını görmek için müneccim olmaya gerek yok. AKP Milletvekili Prof. İdris Bal’ın hazırladığı bir raporda; “Suriye-Irak- İran-Türkiye hattında bir Kürdistan kurulmak istendiğinin” altı çizilerek çözüm sürecinin olumsuz bitme olasılığının bu yüzden yüksek bir ihtimal olduğu belirtilmiş.

Eğer pkk gerçekten çözüm isteseydi çekilmeyi göstermelik olmaktan çıkarıp, dağa çıkışları bitirirdi. PKK-BDP sözcülerinin silahların bir daha ele alınmamak üzere bırakıldığına dair teminatlarına rağmen, manzara hiç de öyle görünmüyor. Örgüt içinde yapılan yeni görevlendirilmelerde  Cemil Bayık’ın KCK yürütme konseyi başkanlığına getirilmesiyle çözüm süreci için  “Adım atmazsanız yani taviz vermezseniz örgüt sertleşir” mesajı verildiği söyleniyor.

Çözüm sürecinde kaygı veren bu gelişmeleri gördükçe acaba dimyata prince giderken evdeki bulgurdanmı oluyoruz diye endişeye kapılmamak elde değil.

Süheyl ÇOBANOĞLU

RUBASAM Bşk.V.

www.rubasam.com



1381 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KADIN OLMAK ZOR - 08/03/2016
KADIN OLMAK ZOR
Al Sana Soykırım - 01/03/2016
Al Sana Soykırım
6-7 Eylül'ü biliriz de 29 OCAK'ı Neden Bilmeyiz - 29/01/2016
6-7 Eylül'ü biliriz de 29 OCAK'ı Neden Bilmeyiz
KOPMAYACAĞIZ - 26/01/2016
KOPMAYACAĞIZ
İSLAMI KUŞATAN FİTNE - 14/01/2016
İSLAMI KUŞATAN FİTNE
DERDİNİZ NE ??? - 24/09/2015
DERDİNİZ NE ???
HANİ KARDEŞTİK !!! - 14/09/2015
HANİ KARDEŞTİK !!!
MEDENİYET DEDİĞİN... - 14/09/2015
MEDENİYET DEDİĞİN...
TOK, AÇIN HALİNDEN ANLAMAZMIŞ - 30/08/2015
TOK, AÇIN HALİNDEN ANLAMAZMIŞ
 Devamı