• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/Rumeli-Balkan-Dernekleri-Federasyonu-957187054375801/
  • https://twitter.com/rumelibalkanfed

                      

Süheyl ÇOBANOĞLU
suheylc@yahoo.com
KÜRESEL MAŞA, RADİKAL VAHŞET
24/09/2013
Suriye’li radikal İslami gruplar tarafından ele geçirilen rejim yanlılarının kafalarını kesme görüntülerini basında gördüğümde duyduğum tiksintiyi tarif edemem.  “Kötü imam dinden, kötü doktor candan edermiş” sözünü hatırlayıp insanlığımdan utanırken acaba İslam öğretisinde “insanları, insanlıktan çıkaran yanlış bir şeymi var” diye düşünmeden edemedim. Alim ve ulema denilen din adamlarının bu konuya kafa yormalarının vakti geldi de geçiyor bile…Yoksa geçen yüzyıllardan beri emperyal/küresel güçlerin maşası olan bu tipler, Müslümanlığın terörle birlikte anılmasına zaten teşne olan Batılıların ekmeğine yağ sürerek, insanlık aleminin dinimizden nefret etmesinin en büyük sebebi olacaklar. Müslüman kanını akıtmaktan başka bir işe yaramayan Batının maşası bu vahşilere bizim de destek olmamız işin acı  yanı !!!
 Daha önceleri Çeçenlerin Rus askerlerini ve ABD işgalinde Irak’lı sünni muhaliflerin sivil kamyon şöförlerini kesme görüntülerini de izlemiştik insanlığımızdan utanarak. Ne acı ki hepsi bu iğrenç cinayetleri işlerken “Allahüekber” diye bağırıyorlardı !!! Yani bu ilkel yaratıklar “Allah adına” bu cinayetleri işlediklerini söylüyorlardı…Halbuki İslam dini, insanlığı, yardımlaşmayı, aman dileyene el kaldırmamayı emreder, din kardeşini, vatandaşını koyun gibi kesmeyi değil…
Hürriyet’ten Ahmet Hakan’ın bir İngiliz gazetesinden aktardığı bilgilere göre; Ana gövdesinin 30-35 bini aşırı uçlardaki radikal İslamcılardan oluşan Suriye’li muhaliflerin içinde 30 bin kadar da ılımlı İslami karaktere sahip direnişçi mevcut. El kaideye doğrudan bağlı 10 bin kadar savaşçı var ve bunların büyük çoğunluğu yabancı!!! Muhalifler arasında laik ve milliyetçi grupların sayısı ise çok az…
Ne acı ki, El Kaideyi kuran da, Müslümanı Müslümana kırdıran da aynı merkezler. Yıllar önce İslam’la çatışmayı dile getiren Samuel Huntington’un “medeniyetler çatışması” teziyle “Müslümanları” ötekileştiren zihniyet, harekat alanı olarak belirlediği bu coğrafyada terörün, İslam’ın parçası olduğunu iddia ederken bunları yaratan ve besleyen merkezlerin kim olduğundan bahsetmiyorlar. Hatta Suriye’de kimyasal silahların varlığından söz ederken muhaliflerin elinde yakalanan kimyasal silahlar göz ardı ediliyor. El Nusra’ın kimyasal silah kullandığı, hatta Adana savcısının iddianamesinde “El Kaidenin sarin gazı yapımı için Türkiye’den hammadde temin ettiğinin” belirtildiğini unutmamak lazım.
Bu arada günlük gelişmelere göre kaygan bir zemin üzerinde seyreden uluslararası ilişkiler ve stratejik hesaplar her an yeni fırsat veya tehditlerle karşımıza çıkıyor. Der Spiegel dergisinin internet sitesinde 17 Eylül 2013 Erich Follath makalesini kaynak gösteren  Yeniçağ gazetesinden Prof.Dr.Ümit ÖZDAĞ, İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin İran’ın ABD tarafından uygulanan ambargolardan dolayı bozulan İran ekonomisini düzeltmek amacı ile nükleer projede taviz vermek üzere hazırlık yaptığını ileri sürüyor. İran nükleer enerji ve silah sürecini  durdurur ise İsrail’in  İran’a saldırmayacağını, böylece Orta Doğu’da  yeni ve büyük bir karışıklığın çıkmayacağını ve ABD’nin dikkatini Pasifik bölgesi ve Çin’den Orta Doğu’ya döndürmek zorunda kalmayacağı belirtiliyor. İran için Suriye’nin çok büyük bir stratejik öneminin olduğunu, çünkü Suriye’yi kaybeder ise Suriye-İran ekseninin kırılması, İran’ın Hizbullah ile olan ilişkilerine de ağır darbe vuracağını yazıyor.Böylece Hizbullah bir yanda İsrail öte yanda Sünni Araplar tarafından kuşatılmış olacak. Bundan dolayı İran, nükleer güç karşılığı Suriye gibi bir denklemi ABD’nin önüne koyduğu, arka kanallardan bu konuda görüşmeler yapıldığı,  ABD’nin Suriye konusunda işi ağırdan almasının nedeni İran ile sürdürülen bu pazarlığın olduğu iddia ediliyor. Tahran’ın ABD’den, ekonomik ambargodan vazgeçilmesinin ötesinde Esad rejiminin devrilmesine destek verilmesinden vazgeçilmesini isteyeceği, Esad’ın iktidarda kalacağı, El Kaide’nin tasfiye edileceği belirtiliyor.  ABD ve Fransa basınında aniden kafa kesen El Kaidecilerin görüntülerinin dolaşmaya başlamasının böyle bir sürecin psikolojik hazırlığı olduğunu belirtiyor Ümit hoca.
Afrika’yı, ve Asya’yı yüzyıllar boyu sömüren Batı, psikolojik savaşla dünya kamuoyunda haklılık yaratıp gerekçe bulmakta zorlanmadığı gibi, bu konuda da kendilerine hizmet edecek maşaları bulmakta hiçbir zaman sıkıntı çekmeyecektir. Biz ise balıklama atladığımız Suriye krizinde dimyata prince giderken evdeki bulgurdan olmak üzereyiz. Elalem kendi çıkarlarları için bir anda 180 derece dönüş yapabilmekteyken, biz Irak, Mısır, Suriye, İran derken durduk yerde herkesle kötü olduk. Güney sınırımız delik deşik olduğu gibi Pakistan’ın Peşaver bölgesine benzer bir duruma gidiyoruz. Suriye’ye komşu illerimizde huzuru bozduk, ülke ekonomisine kimbilir ne kadara malolan bir yükü sırtımıza aldık.Allah hayır etsin.
Süheyl ÇOBANOĞLU
RUBASAM Bşk.V.


990 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KADIN OLMAK ZOR - 08/03/2016
KADIN OLMAK ZOR
Al Sana Soykırım - 01/03/2016
Al Sana Soykırım
6-7 Eylül'ü biliriz de 29 OCAK'ı Neden Bilmeyiz - 29/01/2016
6-7 Eylül'ü biliriz de 29 OCAK'ı Neden Bilmeyiz
KOPMAYACAĞIZ - 26/01/2016
KOPMAYACAĞIZ
İSLAMI KUŞATAN FİTNE - 14/01/2016
İSLAMI KUŞATAN FİTNE
DERDİNİZ NE ??? - 24/09/2015
DERDİNİZ NE ???
MEDENİYET DEDİĞİN... - 14/09/2015
MEDENİYET DEDİĞİN...
HANİ KARDEŞTİK !!! - 14/09/2015
HANİ KARDEŞTİK !!!
TOK, AÇIN HALİNDEN ANLAMAZMIŞ - 30/08/2015
TOK, AÇIN HALİNDEN ANLAMAZMIŞ
 Devamı