• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/Rumeli-Balkan-Dernekleri-Federasyonu-957187054375801/
  • https://twitter.com/rumelibalkanfed

                      

Süheyl ÇOBANOĞLU
suheylc@yahoo.com
KERKÜK
01/07/2014
KERKÜK

Irak'a gelen Türkmenler, Emeviler döneminde sınır boylarına görevlendirildiler. Abbasiler döneminde ise Hilafet merkezini korumak göreviyle Irak'ın güney,orta ve Kuzey kesimlerine yerleştirildi. Uzun süreler İslam devletine hizmet eden Türkmenler için ayrıca Samarra adı verilen bir de şehir inşa edildi. Türklerin bölgeye yoğun yerleşimleri ise 1055 yılında Selçuklu Sultanı Tuğrul Beyin ordusuyla Irak'a girmesi ile başladı.

Iraktaki Türk nüfus Selçuklulardan sonra Atabeylikler döneminde de artarak devam etti. Zengiler olarak adlandırılan Merkezi Musul olan Musul Atabeyliği (1127-1223) ile merkezi Erbil olan ve adına Beğtiginliler denilen Erbil Atabeyliği (1144-1232) bölgede hakimiyet sağlayan güçlü yönetimlerdi. Bölgede hakimiyet kuran diğer beylikler ise Hamrin dağları ile Hanekin dolaylarinda hüküm süren Türkmen İyvaki Beyliği ile Kerkük'te hüküm süren Kıpçak Beyliğiydi. Daha sonra yaklaşık 400 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalan bölgede yaşayan Türkmenlerin kaderi I.Dünya savaşının son günlerinde değişmeye başladı. (Ömer Aymalı-kerkukvakfi.com)

İngiliz işgali, Irak Krallığı (1918-1958), Cumhuriyet dönemi hep aleyhlerine oldu. 24 Ocak 1970 tarihli karar ile kültürel haklarının verilmesine rağmen 1975'ten sonra Türkmenleri Araplaştırma politikasına dönüldü. Türk okullarının isimleri Arapça isimlerle değiştirmekle başlayan süreç Kerkük ve çevresinde Türklerin nüfusunu azaltmaya ve bölgeye yönelik Arap göçlerini teşvikle artarak devam etti. Saddam Hüseyin'in iktidara geldiği 1980'den itibaren ise bu politika daha planlı hale getirildi. Ocak 1980 tarihinde Türkmenleri topluca güneye ve oralarda Araplar arasında üç ayrı bölgeye yerleştirme kararını aldı. Ancak Eylül 1980 tarihinde başlayan İran-Irak Savaşı nedeniyle bu girişimden vazgeçildi.

Birinci Dünya harbi sonrasında İngilizlerin binbir oyunuyla elimizden çıkan Türkmeneli bugün tam anlamıyla kan denizi halinde. 05 Haziran 1926 Ankara anlaşmasıyla tamamen elimizden çıkışından bu yana Irak Türkmenleri çeşitli baskı, asimilasyon ve katliamlarla son derece acı dolu çileli bir hayat yaşamışlardır. Bölgenin önemli bir şehri olan Kerkük'te Türkmen, Kürt, Arap ve belirli ölçüde Süryaniler yaşamaktaysa da gerek İngiliz, gerek Arap, gerekse Kürt yönetimlerinin hedefleri hep Türkmenler olmuştur. Baskı altında geçen çileli yıllardan sonra, 2003'te ABD'nin Irak'ı işgaliyle ülkenin içine sürüklendiği kargaşa ve terör ortamı tüm dengeleri altüst etmiştir.

Şimdi de başta Musul, Telafer, Tuzhurmatu, Beşir, Dakuk, Kerkük olmak üzere insan kasabı vahşi IŞİD'cilerin Türkmen bölgelerindeki katliamlarına hedef olan Türkmen kardeşlerimizin dramına Türk ve Dünya kamuoyu yeterince tepki gösterememiştir. Tuzhurmatu, Bayat köyleri (Biravcılı, Çardağlı, Karanaz, ve Şah Seven), Tazehurmatu, Beşir, Musul'un doğusundaki Türkmen köyleri, Telafer'in güneyi ve etrafındaki köyler hayalet kentler haline dönmüştür. Türkmen köylerinde katliam yapıldığından yaşlı, kadın ve çocuklar kaçmışlar, sadece bazı erkekler kalmıştır.

Daha önce kırmızı çizgimiz olan "KERKÜK", Irak Ordusunun silahını bırakıp kaçmasıyla, IŞİD'in Musul'u işgali sonrası oldu bittiyle 12 Haziran'da Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi peşmergelerinin kontroluna gidi. Barzani, Kerkük ve diğer sorunlu bölgelerden çekilmeyeceklerini söylemekte, Kerkük'ün savunmak için eline silah almaya ve peşmerge olmaya hazır olduğunu belirtmektedir. Irak anayasasının 140.ncı maddesinin(*) şartlarının yerine geldiğini, Kerkük'ün Kürt şehri olduğunu söylemektedir. Buna karşı Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşad Salihi, Kerkük'ün Kürt bölgesine ilhakının kesinlikle kabul edilemeyeceğini, Türkmenler ve Kürtlerin eşit haklarının olduğu ortak bir yapıyı anlaşarak kurabileceklerini belirtmektedir. Ankara ise, bir yandan IŞİD teröristlerinin katliamları, öte yandan Kürtlerin emrivakisiyle Türkmenleri silme operasyonu karşısında sanki eli kolu bağlıymış gibi...

Türkmeneli bölgesi bugün insani bir facia yaşamaktadır. Irak'ta Türkmenlerin can güvenliği tehlike altındadır diyen Türkmeneli Dernekler Federasyonu Başkanı Kemal BEYATLI açıklamasında; "Başta telafer olmak üzere toplam 200 bin Türkmen'in yerinden edildiğini, Irak'ta çatışan güçlerin sıfatı veya niteliği ne olursa olsun; kurbanların genelde Türkmenler olduğunu, yardımların ihtiyaç sahiplerine yetmediğini, açlık, hastalık tehlikesi olduğunu, Irak'ta yönetim diye bir şey kalmadığını, iki yıldan beri Irak'ın cumhurbaşkanı olmadığını! Devlet müesseselerin mekanizmaları çalışmadığını, 30 Nisan seçimlerinden beri hükümet kurulamadığını, her grubun silahlı milislere sahip olmasına rağmen yalnız Türkmenlerin kendilerini korumak için bile silah bulundurmalarının yasak olduğunu" belirtmiş. Yaşadıkları cehennemde çaresiz durumda olan Türkmen kardeşlerimize ilgisiz kalmamalı, daha fazla destek olamalıyız.

Suriye'nin kuzeyinde oluşan fiili Kürt bölgesi Rojava ile birlikte değerlendirdiğimizde gelişmeler İngiltere'yle Fransa arasında Osmanlı Devletinin Ortadoğudaki topraklarının paylaşılmasını öngören 16 Mayıs 1916 tarihli Sykes-Picott anlaşmasından sonra hayata geçirilen yapay IRAK ve SURİYE devletlerinin kullanım ömrünü tamamlayarak, güneyimizde sınırların değişeceğine yeni devletlerin kurulmakta olduğuna işaret ediyor...

Dünya enerji kaynaklarını kontrol etmek, enerjinin Batılı pazarlara nakil hatlarını güvenceye almak, Kuzey Afrika'dan Basra Körfezine kadar olan Müslüman Coğrafyasında Batı çıkarlarına uygun yeni bir düzen tesis etmek ve İsrail'in yanında onların jandarmalığını yapacak yeni bir Kürt Devleti kurma senaryosu olan BOP adım adım hedefine ilerliyor. İslam Coğrafyasına sözde özgürlük ve demokrasi getirmek iddiasıyla yola çıkan ve 22 ülkenin sınırlarının değiştirileceğini öngören Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adım adım gerçekleşirken yüzbinlerce insan hayatını kaybetmiş ve ülkeler perişan olmuşlardır. Amerikan işgalinden buyana kan denizine dönen bölgede neredeyse taş üstünde taş kalmadığı gibi şimdi de El-Kaide, Nusra, IŞİD gibi radikal islami teröristler marifetiyle omuz üzerinde baş bırakılmayacak gibi görünüyor. Nasıl bir demokrasi ve özgürlükse, Irak'ta, Suriye'de hergün onlarca insanın kafaları kesiliyor, bir milyon sekizyüz bin Suriyeli, mülteci durumunda açlık ve sefalet içinde yaban ellerde dileniyor, Libya'da Amerikan elçisini de öldüren kaos devam ediyor, Mısır'da halk sokaklarda. Mevcut düzenin yıkılmasıyla ortaya çıkan otorite boşluğu nedeniyle bu gibi ülkelerde, insanın en temel hakkı olan can güvenliği başta olmak üzere insani hiç bir şey yok.

Küresel güçlerin çıkarlarına alet olan çeşitli gruplar, Irak'ı mezhep temelli bir çatışma ortamına sürüklenmektedir. Ülkeyi bu cehennemden kurtarmak, toprak bütünlüğünü ve siyasal birliğini korumak için halkın tüm kesimlerini kuşatan, ülkede adaletli bir güç ve gelir paylaşımı sağlamayı amaçlayan bir mutabakat hükümetinin kurulmasıyla yaşanan sorunların çözümüne yardımcı olunabileceği değerlendirilmektedir. Aksi halde giderek büyüyen mezhep eksenli yangın uzun yıllar kapanmayacak yeni yaralara yol açacak ve müslümanların hayrına olmayacaktır. Unutulmasın ki "SAVAŞI EMPERYALİSTLER BAŞLATIR, AHMAKLAR SÜRDÜRÜR, GARİBANLAR ÖLÜR..."

Süheyl ÇOBANOĞLU
RUBASAM Bşk.V.

(*) Irak anayasasının 140.ncı maddesi...: 15 Ekim 2005'te referandumla kabul edilmiş olup, Kerkük ve çevresindeki toprakların hangi tarafta kalacağının belirlenmesi için de referandum yapılmasını öngörüyor. 15 Kasım 2007'de yapılması planlanmış olmasına rağmen gerçekleştirilememişti.

 



828 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KADIN OLMAK ZOR - 08/03/2016
KADIN OLMAK ZOR
Al Sana Soykırım - 01/03/2016
Al Sana Soykırım
6-7 Eylül'ü biliriz de 29 OCAK'ı Neden Bilmeyiz - 29/01/2016
6-7 Eylül'ü biliriz de 29 OCAK'ı Neden Bilmeyiz
KOPMAYACAĞIZ - 26/01/2016
KOPMAYACAĞIZ
İSLAMI KUŞATAN FİTNE - 14/01/2016
İSLAMI KUŞATAN FİTNE
DERDİNİZ NE ??? - 24/09/2015
DERDİNİZ NE ???
MEDENİYET DEDİĞİN... - 14/09/2015
MEDENİYET DEDİĞİN...
HANİ KARDEŞTİK !!! - 14/09/2015
HANİ KARDEŞTİK !!!
TOK, AÇIN HALİNDEN ANLAMAZMIŞ - 30/08/2015
TOK, AÇIN HALİNDEN ANLAMAZMIŞ
 Devamı