• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://twitter.com/rumelibalkanfed

                      

Süheyl ÇOBANOĞLU
suheylc@yahoo.com
21. YÜZYIL BAŞLARINDA TÜRKİYE VE BALKANLAR JEOPOLİTİĞİ-1
02/04/2013
Uluslar arası ilişkilerde devletlerin ellerindeki bütün güçlerin ortaya konması ve kullanılması düşüncesi zaman içinde coğrafya olaylarının da kullanılmasına ve dış politikaya tatbik imkânlarının araştırılmasına dönüşmüştür. Neticede “JEOPOLİTİK” adı verilen yeni bir alan ortaya çıkmıştır.

Soğuk savaş sonrasında coğrafyanın fiziki bölümü değişmemiştir. Değişikliğe uğrayan, coğrafyayı aktif hale getiren ülkelerin güçleri, uluslararası birliktelikler ve yapılan antlaşmalardır.

Jeopolitiğin tarihi olaylarda da bir etken oluşunu gösteren örnekler çoktur.
Avrupa’nın beş büyük yarımadasından biri olan Balkan yarımadası, Orta Avrupa ve Akdeniz’e uzanan jeostratejik konumu ile yüzyıllar önce olduğu gibi bugün de
jeopolitik açıdan uluslar arası platformlarda önemini muhafaza etmektedir.
Avrupa’nın bir parçası olması, Asya ve Afrika’ya yakınlığı Ortadoğu’nun zengin yeraltı kaynaklarına Avrupa’dan giden karayolları üzerinde oluşu da büyük devletler için ilgi odağı olmasına yol açmıştır.

Ayrıca İslam ve Hıristiyan âleminin buluştuğu ve yaşadığı bölge aynı zamanda Hıristiyan Katolik ve Ortodokslarının da buluşma noktasıdır.

Dünyaya egemen olmak isteyen Romalılar Akdeniz ve Balkanları kullanarak Asya’ya geçmişlerdir. Aynı şekilde Balkanlar’dan yola çıkan Büyük İskender Anadolu üzerinden Afrika ve Asya’ya geçmiştir.

Hıristiyanlık ve Müslümanlık aynı yolu kullanarak Avrupa’ya yayılmıştır.
Osmanlı imparatorluğu da Avrupa ortalarına kadar giden tarihi süreçte Balkan ağırlıklı bir politika izlemiştir. Bunların doğal sonucu olarak bölge tarih boyunca köprü görevi gördüğünden çatışmalara, çalkantılara ve sorunlara muhatap olmuştur.

Osmanlı egemenliğindeki 550 yıllık süreçte Balkanlar İngiltere, Rusya, Habsburg Hanedanı, Fransa, İtalya ve Almanya’nın menfaatlerinin çakıştığı bir bölge olmuştur.

Balkanlar’ın karmaşık demografik yapısı, tarih boyunca uğradığı istilaların bir sonucudur. İç çatışmalar, dış müdahaleler ve karasızlıklar Balkan ülkelerinin kendi beka ve güvenlikleri için Balkanların ötesinde ittifak arayışlarını her zaman gündeme getirmiştir.

1990’larda Katolik Hırvatlar, Müslüman Boşnaklar ve Ortodoks Sırplar arasında başlayan kavga Kosova ve Makedonya’da Müslüman Arnavutları da içine almış ve bölgede yaşayan Türkler de bu olayların hedefi olmaktan kurtulamamışlardır.
Balkanlar Orta ve Doğu Avrupa’dan başlayıp Boğazlar ve Süveyş’i içine alan belli başlı petrol alanlarını hedefleyen askeri harekâtların destek ve üs bölgelerini oluşturmaktadır. Balkanlar Avrupa’nın birliği ve güvenliği bakımından stratejik öneme sahiptir. Her iki dünya harbi ve ertesinde soğuk savaş döneminde Doğu-Batı Blokları ile Bağlantısızlar arasındaki sınırların bir kısmı Balkanlardan geçtiğinden bölge kritik önemini yitirmemiştir.

Coğrafi açıdan Karadeniz, Marmara, Ege Adriyatik gibi denizlere kıyıları olan bölgenin çok sayıdaki irili ufaklı adalara sahip oluşu, çok uzun ve çok girintili çıkıntılı kıyıları stratejik bakımdan hassasiyet oluşturmaktadır.
Yeraltı kaynaklarının zenginliği önemlidir.

Balkan yarımadasının topoğrafik yapısı, iklim ve hava koşulları da stratejik faktörleri etkiler.
Suheyl COBANOGLU
Rumeli Balkan Federasyonu
Genel Baskanı


928 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KADIN OLMAK ZOR - 08/03/2016
KADIN OLMAK ZOR
Al Sana Soykırım - 01/03/2016
Al Sana Soykırım
6-7 Eylül'ü biliriz de 29 OCAK'ı Neden Bilmeyiz - 29/01/2016
6-7 Eylül'ü biliriz de 29 OCAK'ı Neden Bilmeyiz
KOPMAYACAĞIZ - 26/01/2016
KOPMAYACAĞIZ
İSLAMI KUŞATAN FİTNE - 14/01/2016
İSLAMI KUŞATAN FİTNE
DERDİNİZ NE ??? - 24/09/2015
DERDİNİZ NE ???
HANİ KARDEŞTİK !!! - 14/09/2015
HANİ KARDEŞTİK !!!
MEDENİYET DEDİĞİN... - 14/09/2015
MEDENİYET DEDİĞİN...
TOK, AÇIN HALİNDEN ANLAMAZMIŞ - 30/08/2015
TOK, AÇIN HALİNDEN ANLAMAZMIŞ
 Devamı