• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://twitter.com/rumelibalkanfed

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.92525.9489
Euro6.56776.5940
Hava Durumu
Takvim
Ziyaret İstatistiği
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam43
Toplam Ziyaret2429253

                      

Özcan PEHLİVANOĞLU
ozcanpehlivanoglu@yahoo.com
GENÇLİK NE YAPACAK ?
16/03/2015
GENÇLİK NE YAPACAK ?
 
Türkiye Cumhuriyeti ve Türkiye dediğimiz topraklar üzerinde yaşayan Türk Milleti, enterasan bir süreçte ilerliyor.
 
Halkımızın geneli tarih bilgisinden yoksun olduğu için bu sürecin varacağı noktadan habersiz!..
 
Bu sebeple geçmişte yaşananlar ile bugün yaşananlar arasında bir bağ kuramıyor ve başına gelecekleri süzemiyor.
 
Halbuki, milletimiz genel olarak tarih bilgisi ve şuuruna sahip olsa idi günümüzde karşılaştığımız sorunların 100 yıl yada daha öncesinde de başımıza geldiğini çok rahatlıkla görürdü.
 
Türklerin, Atatürk'ten bu yana düzenli ve sürekli azalan etkisi, devlet üzerinde sona ermiştir, diyebiliriz. Yani işin hüküm cümlesi, varlığı Türk Milletine dayalı, milli bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti'nde Türklerin etkisi sıfırlanmıştır.
 
Nasıl ki; Osmanlı İmparatorluğu yıkılırken Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkelerin isteği ve baskısı ile adı geçen ülkelere bağlı kanı bozuklar nazır yapılıyorsa, bugün de kimlerin görevli olduğuna bakıp pek farklı bir durumda olmadığımızı rahatlıkla söyleyebiliriz.
 
Hatta hatırlarsanız, muhteşem denilen ve özlem duyulan Osmanlı, öyle bir çöküş yaşamıştır ki; Türk Ordusu'nun başına bir Alman, genelkurmay başkanı olarak getirilmiştir.
 
Bugün de adının önüne "İngiliz" yakıştırması yapılan bakanlar, Türkiye'nin tamamının pkk ve barzani bayrakları ile kaplı olduğu haritaları sanal alemde retweetleyebilmektedir.
 
Ülkemizdeki; siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel karakterli tüm olumsuz gelişmeler, bize tarih içinde yaşadığımız kötü olayları yeniden yaşama ihtimalimizin yüksek olduğunu gösteriyor.
 
Bu noktada, Türk toplumunun en dinamik gücü olan ve yarınları emanet edeceğimiz gençliğimizin durumunu sorgulamak istiyorum.
 
Türk Milletinin nüfusu büyük oranda gençlerden oluşmaktadır. Bu bizim için doğru değerlendirildiğinde büyük bir avantajdır.
 
Gençlerimizin olan biteni yakından izlediğini düşünüyorum. Gelişmelerden onları soyutlamak mümkün değildir. Ülkemizde meydana gelecek olumlu veya olumsuz gelişmeler, onların yaşamını doğrudan etkileyecektir.
 
Ülke, tartışmasız bir kültürel ve ahlaki yozlaşma içindedir. Ekonomik dengeler ve gidişat bozuktur. Gençler arasında işsizlik çok yüksektir. Terör karşısındaki zaafiyet; güvenliği ve huzuru alenen tehtid etmektedir.
 
Üniversitelerimiz pkk baskısı altındadır. Gençlerimiz eğitim yaparken sıkıntı çekmekte ve büyük zorluklar yaşamaktadır..
 
Anne ve babaların gözü kapıda, kulağı ise telefonun zil sesindedir. Sabah yolcu ettikleri evlatlarının, okul veya işinden sağ salimen eve dönüşlerini, korku ve endişe içinde beklemektedirler.
 
Üniversitelerde pkk'ya veya diğer dış odaklı marjinal örgütlere hizmet edenlere karşı, adına "Ülkücü" dediğimiz Türk Milletinin gencecik evlatları, canları pahasına da olsa bir mücadele vermektedir. Ancak bu yetmez! Gençliğimiz bu mücadeleye top yekün katılmalıdır.
 
Türk Milletinin karşı karşıya olduğu sorunlar; "Ülkücü" diye tanımladığımız gençlere veya insanlara ait olan sorunlar olmayıp doğrudan hepimizin mensup olduğu Türk Milletine ait olan sorunlardır. O halde bu hayati sorunların çözümü sadece bir zümreye bırakılamaz. Hepimiz elbirliği yaparak, taşın altına elimizi birlikte koymak zorundayız.
 
Gençliğimiz bilecek ki; tüm kötülükler sadece "Ülkücülere"değil Türk Milletine yöneliktir. Yani yaşadığımız tüm olumsuzluklarda Türk Milleti dolayısıyla gençliğimiz taraftır. Öyle ise gençliğimizde taraf olmalıdır.
 
Tarihte örneklerini gördüğümüz bu büyük saldırının def edilebilmesi için; gençliğimiz birleşmeli, ülkesine ve demokrasiye sahip çıkmalı, 7 Haziran'da sandığın sahibi olarak "Ben varım"diyebilmelidir.
 
Gençliğimiz böyle yaparsa aslında kendi kendine sahip çıkmış olacaktır.
 
Unutulmasın ki; Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'ni gençliğimize emanet etmiştir. Susan, sinen ve korkak bir gençlik ülkenin sahibi olamaz. Elbette Türk Milleti için "Ülkücü Gençlik" önemlidir. Ancak Ülkücü Gençliğin, hiç çekinmeden canını verdiği değerlerin yanında durmak, fiilen veya lisanen yada bunlar olmuyorsa kalben onlarla beraber olmak gençliğimizin geri durmaktan imtina edemeyeceği bir vazifesidir.
 
Bilin ki; bi taraf olan bertaraf olacaktır. Yarınlarınızı, bertaraf olmuş insanlar olarak heba etmeyin. Gençler olarak, ülkenize ve Türk Milletine sahip çıkın! Aslan parçası Fırat'ın boşa ölmediğini dünya aleme ispat edin...

Özcan PEHLİVANOĞLU
ozcanpehlivanoglu@yahoo.com
https://twitter.com/O_PEHLIVANOGLU


761 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YESEVİ DERGİSİ’NİN MART SAYISINDA TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİNİ YAZDIK... - 08/03/2016
YESEVİ DERGİSİ’NİN MART SAYISINDA TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİNİ YAZDIK...
BODRUM'DAN CERATTEPE'YE YAĞMA !.. - 01/03/2016
BODRUM'DAN CERATTEPE'YE YAĞMA !..
6-7 EYLÜL'Ü BİLİYORSUNUZ YA 29 OCAK'I ? - 26/01/2016
6-7 EYLÜL'Ü BİLİYORSUNUZ YA 29 OCAK'I ?
DIŞ POLİTİKA VE BALKANLAR - 14/01/2016
DIŞ POLİTİKA VE BALKANLAR
ENAYİ YERİNE KONDUĞUMU BİLİYORUM ! - 14/09/2015
ENAYİ YERİNE KONDUĞUMU BİLİYORUM !
BULGARİSTAN TÜRKÜYMÜŞ ! - 14/09/2015
BULGARİSTAN TÜRKÜYMÜŞ !
30 AĞUSTOS'TA TÜRK OLMANIN ZORLUĞU !.. - 30/08/2015
30 AĞUSTOS'TA TÜRK OLMANIN ZORLUĞU !..
BİR ERMENİNİN AĞZINDAN GERÇEKLER ! - 27/08/2015
BİR ERMENİNİN AĞZINDAN GERÇEKLER !
DÖRDÜNCÜ TRAVMA ! - 19/08/2015
DÖRDÜNCÜ TRAVMA !
 Devamı