• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://twitter.com/rumelibalkanfed

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.89385.9174
Euro6.53666.5628
Hava Durumu
Takvim
Ziyaret İstatistiği
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam6
Toplam Ziyaret2428682

                      

Özcan PEHLİVANOĞLU
ozcanpehlivanoglu@yahoo.com
NEREDEN BAKTIĞINA BAĞLI!
03/03/2014
Türkiye’de ben doğdum doğalı bir çok olay yaşanıyor. Tabii bunların benden öncesi de var. Herkes bu olaylara kendi zaviyesinden bakıyor ve “iyi veya kötü” diye bir yorum yapıyor. Tıpkı 13 Ekim 1970 tarihinde duayen gazeteci Hasan Pulur’un yazdığı fıkra gibi: “Vakti zamanında üç adam yılbaşı akşamı bir araya gelir. Türk’ün adı Mehmet, Rum’un adı Yorgo, Yahudi’nin adı Salamon. Üçü de asker arkadaşı. O gece kumar oynayıp şanslarını deneyecekler. Mehmet bir fikir atmış ortaya:-          Yere bir daire çizelim. İçine para atalım. Dairenin içinde kalan para Allah’ın... Yoksullara dağıtsın. Dışındakilerde bizim. Günahımız, sevabımıza denk gelsin.Yorgo itiraz etmiş!-          Senin çizdiğin daire çok büyük. Paranın hepsi Allah’a gider. Bize kalmaz. Daireyi küçültelim.Salamon “İkiside olmaz!” diye ayaklanmış:-          Günaha gireriz. Çünkü Allah, yerde değil gökte! Yere para atarsak kızar. Biz paraları havaya atalım. O istediğini alsın, düşenler bizim!”
Siz de kıssa gibi olan bu fıkradan hissenize düşeni alın.
 
Ülkemizde meydana gelen olayları, milli açıdan ele aldığınızda doğru sonuçlara varırsınız. Eğer olayları şahsi ve diğer açılardan ele alırsanız, Türk Milletinin ve şahsınızın aleyhine sonuçlara varırsınız.
 
Dün Türk Ordusu’na karşı yapılan yargı operasyonlarına göz yumanlar ve sessiz kalanlar bu gün “Türk Ordusu’na komplo mu kurulmuş?” sorusunu soramazlar. Çünkü o gün yapılanların ne olduğunun, herkes farkındaydı.
 
Dün “Anayasa Referandumu”adı altında yapılan yargıyı yoldan çıkarma çalışmalarına “evet” veya “yetmez ama evet” diyenler bugün“yanlış yaptık” diyemezler... Muhteremler, yaptıklarının bal gibi farkındaydılar.
 
Dün pkk ile “demokratik çözülme” için masaya oturanlar, bugün bölünme açısından ne hale geldiğimizi sorgulayarak, kendileride şikayet eder pozisyona geçemezler...
 
Dün “cemaat” desteği ve oylarıyla sultanlık sürenler, bugün yol arkadaşları için “biz bunları tanımamışız” diyemezler ve de karşılıklı olarak beddua edemezler.
Örneklerini saydıklarımız gibi, dünleri ve bugünleri uzatmak çok mümkün.
Ancak bu davranışlar bir toplumsal karakterimiz olarak karşımızda duruyor. Dün olayları şahsi ve toplumsal menfaatlerimiz açısından farklı değerlendirirken, bu gün değişen şartlara göre farklı davranıyor veya konuşuyoruz. Çünkü doğrudan yana değiliz.Ne diyor fıkra da Salamon; “Allah, yerde değil gökte! Yere para atarsak kızar. Biz paraları havaya atalım. O istediğini alsın, düşenler bizim!”. Olaylara böyle bakarsak ne Türkiye ne de Türk Milleti; kargaşadan kurtulabilir, huzur bulabilir, refah düzeyini geliştirebilir...
 
Biz bunları söylüyoruz ve anlatıyoruz. Ancak kendimizi de zaman zaman Temel’in yerine koyuyoruz yine Hasan Pulur üstadtan bir fıkra ile bitirelim: “Temel bir gün tribünde maç seyrediyormuş. Birden bağırmaya başlamış. Ama ne bağırma. Yer gök inliyormuş:-                     Cazim, Cazim, Caziim!Yanındaki sinirlenmiş:-                     Yahu Kazım kim? Nerede? Ne bağırıp duruyorsun? Kulağımın zarı patlayacak.Temel, karşısındaki tribünü göstermiş:-                     Şuradaki adamı Cazim’a benzeteyrum da...Yine bağırmaya başlayınca. Yanındaki bir dürbün uzatmış:-                     Dürbünle bak da, o mu değil mi anla!Temel, dürbünü gözüne yerleştirince, Kazım’ı yanında görmüş ve bağırmayı kesip hafifi sesle seslenmiş.-                     Cazim buraya gelsene da!Sonra yanındakine dürbünü geri vermiş:
               -              Çok teşeççür edeyrum, söyledim Cazim’un kulağına, gelir şimdi puraya!”
 
Biz de dün ve bugün diyoruz ama sakın dürbünden kulağınıza kısık sesle söylemek gibi olmasın! Özcan PEHLİVANOĞLU
ozcanpehlivanoglu@yahoo.com

https://twitter.com/O_PEHLIVANOGLU



625 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YESEVİ DERGİSİ’NİN MART SAYISINDA TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİNİ YAZDIK... - 08/03/2016
YESEVİ DERGİSİ’NİN MART SAYISINDA TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİNİ YAZDIK...
BODRUM'DAN CERATTEPE'YE YAĞMA !.. - 01/03/2016
BODRUM'DAN CERATTEPE'YE YAĞMA !..
6-7 EYLÜL'Ü BİLİYORSUNUZ YA 29 OCAK'I ? - 26/01/2016
6-7 EYLÜL'Ü BİLİYORSUNUZ YA 29 OCAK'I ?
DIŞ POLİTİKA VE BALKANLAR - 14/01/2016
DIŞ POLİTİKA VE BALKANLAR
ENAYİ YERİNE KONDUĞUMU BİLİYORUM ! - 14/09/2015
ENAYİ YERİNE KONDUĞUMU BİLİYORUM !
BULGARİSTAN TÜRKÜYMÜŞ ! - 14/09/2015
BULGARİSTAN TÜRKÜYMÜŞ !
30 AĞUSTOS'TA TÜRK OLMANIN ZORLUĞU !.. - 30/08/2015
30 AĞUSTOS'TA TÜRK OLMANIN ZORLUĞU !..
BİR ERMENİNİN AĞZINDAN GERÇEKLER ! - 27/08/2015
BİR ERMENİNİN AĞZINDAN GERÇEKLER !
DÖRDÜNCÜ TRAVMA ! - 19/08/2015
DÖRDÜNCÜ TRAVMA !
 Devamı