• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://twitter.com/rumelibalkanfed

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.89385.9174
Euro6.53666.5628
Hava Durumu
Takvim
Ziyaret İstatistiği
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam173
Toplam Ziyaret2428849

                      

Özcan PEHLİVANOĞLU
ozcanpehlivanoglu@yahoo.com
TÜRKİYE'DE İNSAN SINIFLARI !
02/04/2013
Sakın olaki size işçi , köylü , zengin , yoksul , emekli , esnaf , sanayici gibi sosyal katmanlardan bahsedeceğimi sanmayın . Benim bahsedeceğim sınıflama başka bir türde insan sınıflaması olacak .
Ülkemizde ekonomik güce göre belirgenleşen toplum sınıfları elbette mevcut . Karl Marx'ın dediği gibi insan ilişkilerinin temel belirleyici unsuru “para” yani ekonomik ilişkiler olduğuna göre , paranın belirlediği toplum sınıflarının hayatımızda bulunması kaçınılmaz doğal bir sonuç .
Ancak bizim ülkemizde insan ilişkilerini belirleyici başka bir sınıflama daha yapılması gerekir diye düşünüyorum . Bu sınıflama ;

1.Ülkesini , milletini , devletini sevenler ve hayatlarını buna göre tanzim ederek yaşayanlar ;
2.Ülkesini , milletini , devletini , bayrağını , İstiklal marşını sevmeyip , sürekli ihanet olgusu içinde yaşayanlar ;
3.Ülkesini , milletini , devletini , bayrağını ve İstiklal marşını sevse bile , gaflet içinde olan , herkesle iyi geçinen , menfaatlerini her şeyin üstünde tutan , gününü gün ederek yaşayanlar .

Birinci kategoride yer alanlar , genel nüfus içinde hiç de azımsanmayacak bir orana sahip olmalarına rağmen ; organize olamadıklarından ve sadece fedakarlık yaparak görevlerini tamamlamalarına binaen sosyal yaşamda geri çekilmelerinden dolayı etkisizdirler .
Aslında her türlü yük onların sırtındadır . Severek askerlik yaparlar , isteyerek vergi verirler , devlet malına bir zarar gelsin istemezler , milli ve manevi değerleri her türlü tehlikeden korumaya çalışırlar vs. liste daha uzayıp gider .
Ellerine yetki ve güç geçince de bu gücü , millet ve milletin teşkilatlanmış şekli olan devlet hayrına kullanırlar . Her türlü tehlike karşısında şuurlu ve uyanık olsalar da kolaylıkla organize olamadıkları ve sürekli engellendikleri için iktidar olma olasılıkları düşüktür . Buna rağmen ellerinden geldiğince , mensubu oldukları Türk milletine ve devletine karşılıksız hizmet etmeye çalışırlar .
İkinci kategoride bulunanlar azınlıktadır . Ancak çok organizedirler . Kendi hedeflerine ulaşma noktsında sahip oldukları şuur ve bu yolda gösterdikleri azim , gayret ve çalışkanlık takdire şayandır .Ellerine geçirdikleri her mevkii de çabucak ve çok iyi bir şekilde örgütlenirler .Bunun için kolay ve güçlü destek bulurlar . Kültür , sanat , medya , iş , bürokrasi ve siyaset dünyasının köşe başları bunlar tarafından tutulmuştur . Bukalemun gibidirler ve niyetlerini hiçbir zaman afişe etmezler .
Koskaca bir ülkeyi bir plan dahilinde gıdım gıdım yok olmaya doğru sürüklerler . Bunu hissedemezsiniz bile .
Kendilerini demokrat , mazlum ve mağdur , insan hakları savunucusu , bulunmaz sanatçı , kültür adamı , cemaat önderi gibi gönül okşayıcı ve yumuşatıcı kılıflara sokmakta büyük maharet sahibidirler .
Zamanı geldiğinde ipi çeken cellat olmak arzusu onları her zaman için diri ve canlı tutar .
Allah ; bu memleketi ve aziz Türk milletini böyle birileri varsa onların elinden kurtarsın ve bir daha da bunlar gibilerin eline asla düşürmesin .
Üçüncü kategoride yer alanlar ise nüfusun büyük çoğunluğunu teşkil eder .
İkinci kategoride yer alanların hakim olduğu ve etkisinin yoğunlaştığı dönemlerde yetişip yaşadıkları için çoğunlukla başlarına gelecek olanların farkında değildirler .
Bu kategoride yer alanların % 99'u şuursuzdur . Ne yapacaklarını bilemezler . Zaten böyle yaşamaları için ikinci kategoride yer alanlar ellerinden geleni yapmaktadır .
Menfaatlerini çok severler , dünyevi zevkler ve kişisel nefis tatmini bunlar için öncelikle giderilmesi gereken hususlardır . Bunun için herkesle diyalog kurabilir ve işbirliği yapabilirler . Önemli olan ülkenin uçuruma sürüklenmesi değil onların kazanacakları günlük menfaatlerdir .
Yarınları düşünmek kime ne kazandırır ? felsefesi geçerli olduğundan bu günü iyi yaşamak bu kategoride yer alanların en büyük arzusudur .
Çoğunlukla olayları seyrederler ve iktidar gücünü eline geçirenlerin yanında yer alırlar . Bilmezler ki ; günümüzde azınlığın yönetimi demek olan iktidar , aslında çoğunluğun zenginliğini kullanmaktadır . Ama olsun varsın “gemisini kurtaran kaptan” olmak onlara yeterde artar .
Evet ! ülkemizde insanlarımızı bilinenin dışında , yukarıda bahsettiğimiz şekilde üç sınıfa daha ayırmak mümkündür . Bu toplumsal sınıflar arasında meydana gelecek yer değiştirmeleri ; ülkemizin , milletimizin ve devletimizin geleceğini belirleyecektir . Mesela üçüncü kategoride yer alanlarla birinci kategoride yer alanlar birleşirse milli devlet güvenli bir şekilde sürecek demektir . Ancak ikinci kategoride yer alanlar üçüncü kategoride yer alanları kontrolleri altında tutmaya devam ederlerse büyük bir ihtimalle gelecek sorunlu olacaktır .
İkinci kategoride yer alan ve kendilerine Türk Milleti ile Türk Devletini yıkarak ortadan kaldırmayı hedef olarak şeçmiş olanların , sınıf değiştirme ihtimalleri yoktur . Bu kategoride yer alan şuurlu azınlık ; sosyal ve siyasal yaşama her geçen gün artan bir dozla mührünü vurmaktadır .
Geleceğimizin Türk milletinin lehine şekillenmesi üçüncü kategoride yer alan insanlarımızın bir an önce gerçeğin farkına vararak , birinci kategoride yer alan insanlarımızla bilinçli ve planlı bir davranış içerisine girmelerinden geçmektedir .
Üçüncü kategoride tanımladığımız insanlarımız , ikinci kategoride yer alanların kurduğu tuzaklara düşmeye devam etmeleri halinde geleceğimiz daha da kararacaktır .
Şirvan Perver isimli şahsın Viyana konserinde protokol locasında sergilenen Avrupa , AKP , DBP ve PKK işbirliği gözünüzü açması gereken en büyük delillerden biridir .
Bu yetmezse DBP'nin Olağan Genel Kurulu'nda sergilenen PKK sevgisi ve yandaşlığı , iktidar olanlar üzerinden Türk halkına kurulan tuzağın gerçek bir yansımasıdır .
Bu gün hiçbir demokraside ve devlet hayatında görülmeyen şeyler Türkiye'de yaşanmaktadır . Ülkeyi yönetenlerin “milli devlet” i yıkmak için devlet kurumlarını zaafiyete uğratma yolunda her türlü çabayı gösterdiğini üzülerek izliyoruz .
Üniter milli devlet yapımıza karşı yürütülen dış destekli iç mücadeleyi hepimiz ibretle seyrediyoruz .
Onun için toplum yapımızı oluşturan sosyal sınıflarımızı başka bir açıdan ve farklı bir şekilde tanımlamak gerektiğini düşünüyorum .
Bunu yaptıktan sonra da bilmeyenlere ve farkında olmayanlara bir kez daha Türk milletinin vasıflarını , ünlü Arap alimi İbni Hassul vasıtasıyla vurgulamak istiyorum “Bütün milletler içinde cesaret ve şecaatta Türkler'den daha ileride , büyük gayelerin tahakkuku için onlardan ileri giden başka bir millet yoktur . Yüce Allah onları Arslan suretiyle yaratmıştır . Yüzleri enli ve burunları basıktır . Bilekleri güçlü ve kuvvetlidir .”
Bir de son söz olarak Alemlerin Efendisi Hz. Muhammed'in hadisi ile Türk Milletine karşı fitne , fesat içinde olup kötü niyet besleyenleri bir kez daha uyaralım “Türkler size dokunmadıkça sizde Türklere dokunmayınız . Zira onlar çok sert ve haşin bir millettir” . Anladınız değil mi ?

Özcan PEHLİVANOĞLU


748 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YESEVİ DERGİSİ’NİN MART SAYISINDA TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİNİ YAZDIK... - 08/03/2016
YESEVİ DERGİSİ’NİN MART SAYISINDA TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİNİ YAZDIK...
BODRUM'DAN CERATTEPE'YE YAĞMA !.. - 01/03/2016
BODRUM'DAN CERATTEPE'YE YAĞMA !..
6-7 EYLÜL'Ü BİLİYORSUNUZ YA 29 OCAK'I ? - 26/01/2016
6-7 EYLÜL'Ü BİLİYORSUNUZ YA 29 OCAK'I ?
DIŞ POLİTİKA VE BALKANLAR - 14/01/2016
DIŞ POLİTİKA VE BALKANLAR
ENAYİ YERİNE KONDUĞUMU BİLİYORUM ! - 14/09/2015
ENAYİ YERİNE KONDUĞUMU BİLİYORUM !
BULGARİSTAN TÜRKÜYMÜŞ ! - 14/09/2015
BULGARİSTAN TÜRKÜYMÜŞ !
30 AĞUSTOS'TA TÜRK OLMANIN ZORLUĞU !.. - 30/08/2015
30 AĞUSTOS'TA TÜRK OLMANIN ZORLUĞU !..
BİR ERMENİNİN AĞZINDAN GERÇEKLER ! - 27/08/2015
BİR ERMENİNİN AĞZINDAN GERÇEKLER !
DÖRDÜNCÜ TRAVMA ! - 19/08/2015
DÖRDÜNCÜ TRAVMA !
 Devamı